Ozoz’s Blog


Pink Floyd

pink-floyd-dark-side-225-x-160

Dünyaca ünlü İngiliz grup Pink Floyd 1964 yılında Syd Barrett, Roger Waters, Nick Mason ve Rick Wright tarafından kurulmuştur. Grup ismini blues ustaları olan Pink Anderson ve Floyd Council’in birleşiminden almıştır. Kısa sürede bütün dünyada dinlenmeye başlanmıştır. Çaldığı tarz “psychedelic rock” olarak başlasada günümüzde fanları tarafından “Pink Floyd” tarzı olarak bütün müzik türlerinden farklı bir tarz olarak kabul edilmektedir. İlk albümlerinde İngiltere’de çok başarılı olsalar da bütün dünyaya yayılamamışlardır. Jimi Hendrix ile beraber yaptıkları turnelerle kendini yavaş yavaş tanıtmaya başlamışlardır. Daha sonra Syd Barrett’ın ayrılışıyla gruba David Gilmour katılmıştır. 1973 yılında yayınladıkları Dark Side Of The Moon albümü onlar için tam bir yükseliş dönemidir. 40 milyonun üzerinde satan albüm dünyanın en çok satan rock albümü olarak kayıtlara geçmiştir. 1975 yılında piyasaya çıkardıkları Wish You Were Here hayranları tarafından çok sevilmişti ve bu şarkı grubun ilk kurucularından Syd Barrett’ın anısına hazırlanmıştı. 1979 yılında çıkardıkları The Wall onların kriz dönemine girmeden önceki son kaliteli albümlerindendir. Daha sonra grup üyeleri arasında yaşanan anlaşmazlıklardan dolayı grubun kurucularından Roger Waters grubu dağıttını açıklamıştır. Ancak David Gilmour buna karşı çıkarak Pink Floyd’u devam ettirmiştir. David Gilmour, Nick Mason ve Rick Wright grubu devam ettirmişlerdir. Pink Floyd 1992′ de The Division Bell albümünü çıkararak tekrar eski dönemlerine ulaşmıştır. Aynı yıl içinde en güzel konserlerinden birini P-U-L-S-E adlı albümde yayınlamışlardır. Grup son olarak Londra’ daki Live 8 yardım konserlerinde bir araya gelmiştir. Grup kurucularından Syd Barrett 7 Temmuz 2006′ da, Rick Wright ise 15 Eylül 2008 yılında hayatını kaybetmiştir. Pink Floyd şu anda David Gilmour ve Nick Mason’la devam etmektedir.

İşte böyle bir geçmişi var Pink Floyd’un. En sevdiğim gruplar arasında yer alan Pink Floyd’ u ne olursa olsun dinlemelisiniz. Müzik tarzını beğenmeseniz bile kesinlikle arasından bir müziğini beğenebileceğinize eminim. Size  birkaç şarkısını önereyim; “Money”, “Another Brick In The Wall”, “Comfortably Numb”, “High Hopes”, “Wish You Were Here” , “Have A Cigar”, “Shine On You Crazy Diamond”.

roger-waters-older-120-x-141

Roger Waters

sydbarrett-120-x-1412

Syd Barrett

david_gilmour-120-x-141

David Gilmour

pic19-120-x-141

Nick Mason

wright-120-x-141

Rick Wright

floydbluehue-230-x-173

Pink Floyd

Saygılarla… Oğuz Özer.




Glenn Hughes
Ocak 12, 2009, 5:17 pm
Kategori: İncelemeler | Etiketler: , , , ,

Bu yazımda size eski Deep Purple bas gitaristi ve şuanda solo çalışmaları yapan Glenn Hughes’ den bahsedeceğim. 1951′de Staffordshire ‘ın Cannock bölgesinde doğan İngiliz müzisyen,kariyerinde birçok isimle çalışıp birçok başarıya imza atmıştır. 65′ de müzik dünyasına atılan Hughes ‘un ilk durağı Finders Keepers adlı grup olmuş. 68′ yılında ilk single ını bu grupla çıkardıktan sonra 70 yılında Trapeze adlı grupla çalışmaya başlamış. 72′ de ara verip Deep Purple ‘a geçen Hughes burada dünya çapında tanınmaya başlamış. Deep Purple dağıldıktan sonra kariyerine Black Sabbath ‘ın ünlü gitaristi Tony Iommi ile çalışmalara başlamış. Dünya listelerinde ilk 200 e giren 3 albümden sonra Trapeze adlı grupla bir kaç canlı konser albümü çıkartıp solo çalışmalarına devam etmiş. Bunların yanında birçok ünlünün albümlerindede vokal/bas gitarist olarak yer almış ; Jon Lord, Tommy Bolin, Gary Moore, Geoff Downess, Asia, Whitesnake bunlardan sadece birkaçı. 80′li yılların başında uyuşturucunun pençesine düşen Hughes, hem sesini kaybetmiş hemde kariyerinin en karanlık dönemine girmiş. Ancak yaklaşık 5 yıl içerisinde adeta yeniden doğmuştur. Dahada iyi sesi ve daha başarılı albümleriyle geri dönen Hughes, uyuşturucudan kurtulmuş ve bu dönemlerde Tony Iommi ile ilk albümlerini çıkarmıştır.Hughes, 2000 ‘li yıllarada kalitesinden hiçbirşey kaybetmeyerek girmiştir.’Music For The Divine(2006) ‘ albümünde Red Hot Chili Peppers ‘ dan tanıdığımız Chad Smith(davul) ve John Frunscainte(gitar) Hughes’ a eşlik etmiş. Şahsi görüşlerimi soracak olursanız Glenn Hughes çok beğendiğim müzisyenlerden biri. Sadece güzel bas riffleriyle değil güçlü sesiylede sizi etkileyebilir. Kendisi aynı zamanda çok da iyi bir prodüktör ve besteci. Albümlerinin çok güzel alt yapıları var. Sağlam ve çarpıcı riffler kullanmayı tercih ediyor. Söz yazarlığıda oldukça iyi . Zaten sesi öylesine iyi ki buna okadar dikkat edemiyorsunuz.  . Bana kalırsa en az bir kez olsun dinleyin.

İşte önerdiğim albümleri:

Solo:

Burning In Japan Live (1994)

Songs In The Key Of Rock (2003)

Music For The Divine (2006)

First Underground Nuclear Kitchen (2008 )

Iommi & Hughes:

Fused (2005)

Deep Purple:

Burn (1974)

Okuduğunuz için teşekkürler. Dinleyenlerden yorumlarını bekliyorum.

Ozan Erverdi.



Efsane Oyunlar

Bu yazımızda Oğuz & Ozan olarak  sizlere 2000 yılından önce oyun dünyasına damgasını vuran , derinden etkileyici bazı efsane oyunlar hakkında görüşlerimizi dile getireceğiz ve bunlarla ilgili bilgi vereceğiz.

Mortal Kombat

Atari konsolundan başlayıp günümüzdeki PC’ ler dahil her konsola çıkan Mortal Kombat serisi gelmiş geçmiş en büyük serilerden biridir. Geçmişi 1992′ ye dayanan oyun dövüş oyunlarının atası niteliğinde. İlk defa kullanılan hareketli kombo ve animasyonları, kan efektleri ile efsane oyunlar arasındadır MK.

mk1-the-courtyard

The Legend Of Zelda

Oyun dünyası belkide şu an geldiği noktayı işte bu oyuna borçlu. Nintendo tarafından geliştirilip yapılan bu puzzle-role playing-aksiyon karışımı oyun Electronic Arts firmasınında ilk yayınladığı oyunu olarak bilinir. Bu oyunu çok oynama şansını bulamadık, küçükkende hiç oynayamadık bu oyunu. Ancak oyun dünyasına pek çok yeniliği getiren bir oyun.

Doom

ID software tarafından 1993 yılında yapılan, FPS türünün öncülerinden olan Doom, çıktığı yıl tüm dünyada büyük hayretle karşılanmıştır. Yılına göre çok üst düzeyde grafik vaat eden oyun çok kısa süre içerisinde efsaneler arasına ismini yazdırmıştır. Çoklu oyuncu özelliği de veren Doom, Mars gezegeninde geçmektedir. İnsanların Mars’ daki üssünü tehdit eden yaratıklara karşı vereceğimiz mücadeleyi konu almaktadır. Günümüzde bile sıkılınca açabileceğimiz nadir oyunlardan biridir Doom.

Red Alert

İşte tüm strateji oyunlarının babası Command & Conquer : Red Alert. 1996 yapımı bu oyun WestWood Studios tarafından yapılıp Virgin Interactive tarafından dağıtılmıştır. Zamanının en ileri özelliklerine sahip oyunlarından biriydi. Bugün bile yükleyip oynadığınızda zevk alabileceğiniz türden bir oyun. Multiplayer desteğide olan RA kesinlikle bir Ms-Dos efsanesi.

Half Life

Sierra Studios tarafından yayınlanan, Valve Software tarafından geliştirilen Half-Life, Doom’ dan sonra FPS’ de çağ atlatan oyun olarak gösterilmektedir günümüzde. Oyun, karakterimiz olan Gordon Freeman’ ın gözünden Black Mesa tesisinde yapılan deneyin ters tepmesi sonucu başlayan hikayeyi konu almaktadır. Deney sırasında Xen gezegenine açılan vorteks yüzünden yaratıklar dünyaya akın etmeye başlar. Gordon Freeman olarakta görevimiz burda başlamaktadır. Devam oyunlarıyla da daha çok ilgi çekmeye başlayan Half-Life en çok ödül alan oyunlardan biri olma niteliğinide taşımaktadır. 98-99 yılları arasında 50′ den fazla “yılın oyunu” ödülünü alan Half-Life, 8 milyon satış rakamına ulaşmıştır (ayrıca devam oyunu half-life 2, 15 milyon adet satmıştır.) Her oynadığımızda bizi ürküten bir oyun Half-Life gerçekten. Hayatımızdaki en etkileyici oyunlardan biriydi ve o etkisini hala daha korumakta. Yarattığı farklı dünya ile sizi içine çeken konusuyla gerçek bir EFSANE’ dir HALF-LIFE.

Diablo

Kuşkusuz dünyanın en çok ses getiren action-role playing oyunudur Diablo. Blizzard Entertaintment tarafından yaratılan bu oyunu bugün bile binlerce kişi internet üzerinden oynuyor. Sanırız bu herşeyi açıklamaya yeter , fazla söze gerek yok. Müthiş temaları ve motifleri olan Diablonun konusu cennet ve cehennem arasındaki savaşdır. Zaten bu noktada bile Diablo sizi çekmeye yeter. Adeta WoW ‘la birlikte RPG oyunlarının önünü açmışlardır.Diablo kesinlikle es geçilmemesi gerekilen bir oyundur.

Age Of Empires 1-2

Microsoft tarafından dağıtılıp, Ensemble Studios tarafından 1997 yılında yapılan Age of Empires serisi, 1999 yılında yayınlanan Age of Empires 2: Age of Kings ile beraber strateji oyunlarında en büyük etki bırakan oyunlardan biridir. AoE’de taş devri – demir devri arasını, AoE2′ de orta çağı konu alan oyun günümüz strateji oyunlarının da altyapısını oluşturmaktadır. Campaign, skirmish, team deatmatch gibi modlarıyla değişik deneyimler sunan AoE serisi günümüzde de internet kafelerde halen daha oynanmaktadır. Bilgisayar oyunlarından hiç anlamayan birine sorsanız bile Age of Empires adını duymuştur. Konsol denince nasıl akla PlayStation geliyorsa, strateji denince de akla Age of Empires gelir.

NBA Live 95′

Nba Live 95′, spor oyunları çapında atılan önemli adımlardan biriydi. İlk kez tüm takımların yer aldığı , turnuvaların yapılabildiği, 2 kişilik multiplayer desteği ve windows destekli nba live oyunuydu. Her nekadar küçük yaşta oynadığımız için çokta iyi hatırlayamasakta gözümde hala en başarılı Sega yapımlarından biri olarak kalmıştır. Her büyük oyuncuya sorun,mutlaka NBA Live 95′ ı  oynamıştır.

Fifa 98′

Electronic Arts’ı (ea sports) tanıdığımız oyunlardan biridir FIFA serisi. Bize futbol sevgisini aşılayan oyundur da aynı zamanda. Özellikle FIFA 98 bizi en çok etkileyen oyunudur FIFA serisinin. O zamana göre muhteşem grafikleri, gerçekten futbol oynuyormuşuz hissi veren fiziğiyle muhteşemdi. Şimdiki FIFA oyunlarına taş çıkarırcasına kaliteli bir oyundu arasında 11 yıl olmasına rağmen. Kısacası FIFA serisinin efsanesidir FIFA 98.

The Need For Speed : Road & Track

Anlatılması en zor oyuna geldi sıra. Bu oyun hakkındaki düşüncemizi yazıya dökmek oldukça zorki anlatamayız. Evet bahsettiğimiz oyun NFS serisinin başlangıcı ve halen daha bize göre en iyi oyunu olan, The Need for Speed Road & Track. PC ile ilk tanıştığımızda onla beraber tanıştığımız ilk oyundur NFS R&T. Hatta bizim için PC deki en iyi yarış oyunu hala NFS R&T dir. Bu oyundan aldığımız zevki birdaha başka hiçbir oyundan alamadık.  Ea Canada yapımı olan bu muazzam oyun NFS ‘in 2005 ‘e kadar olan visyonunu belirledi ; hızlı ,egzotik arabalar + onları sürdüğümüz olağan üstü manzaralara sahip yollar + %100 eğelence.

Şimdi söz sizde, sizde yorumlarınızla kendi efsanelerinizi paylaşabilir ve bize katılabilirsiniz. Okuduğunuz için teşekkür ederiz. Sevgi ve saygılarımızla daha nice efsane oyunlara…
Ozan & Oğuz.





Haftalık NBA
Ocak 12, 2009, 4:48 pm
Kategori: Selden Alsancak : NBA | Etiketler:

Hala Kanıtlayacakları Şeyler Var :

Selden Alsancak

Evet sezonun neredeyse yarısına geldik. Pek çok önemli şey oldu haliyle.Bunları ilerleyen günlerde anlatacağız.Şimdi ise esas konumuza geçelim.

Boston şampiyonluğunu ilan ettikten sonra off-seaoson da hiçbir şey yapmadı.Üstüne üstlük takımı şampiyon yapmada büyük payı olan James Posey ve PJ Brown’ ı kaybettiler.Bu her takım için çok kötü olmayabilirdi fakat Boston gibi ana parçaları yaşlanmış ve yavaşlamış bir takım için hiç de iyi değildir.Belliydi ki yeni sezonda onlara daha çok iş düşecekti.

Evet sezona girdik ve Boston 8-1 lik dereceyle ligin zirvesine yerleşti.Tıpkı geçen sezonki gibi fırtına koparıyorlardı.Geçen sezon da böyle istikrarlı seriler yakaladılar ama benchleri daha genişti ve çeşitli rotasyonlar uygulayabiliyorlardı.Bu sezon ise lige çok asılmadan rölantiye alıp ligi idare edeceklerini ve enerjilerini play-off a saklayacaklarını düşündük.Hiç de öyle olmadı ve çok zorlu rakiplerinde alt edildiği 19 maçlık bir seri ve sonuç 29-2!!! İdi.

Doğal olarak şu meşhur rekor kırılır mı soruları geldi akıllara.Çünkü Boston tarihinin en iyi başlangıcını yapmıştı.Ama rekor olması çok zordu çünkü 72-10 dudak uçuklatan müthiş bir rakam ve bunu bu kadro derinliğiyle yapmak mümkün değil.

Ve en önemli sınav geldi çattı.19 maçlık serinin 20. halkasında sıra Lakers’ taydı.Maç Staples Center’ da olunca işlerin zor olacağını kestirmek zor olmamalıydı.Netice de Lakers da Celtics den sonraki en iyi dereceye sahip takımdı ve Kobe gibi öldürücü bir silahları vardı.Boston yorgun olmalıydı.Ana oyuncular Garnett-Pierce-Allen daha çok süre alıyordu.Ama iyi şeyler de oluyordu.Rondo oyununu geliştirmişti ve özgüveni artmıştı.Oyun kurucu için en önemli şeylerden biri özgüvendir.Bu sayede Boston iyi bir seri yakaladı ama karşılarında zorlu Lakers vardı.

Boston ilk çeyrek dirense de daha sonra direnci kırıldı.Rondo gelişme gösteren oyununu sergilemeyince seri son buldu.Benchten sadece 13 sayılık bir destek geldi.Bu sayı Lakers’ ta ise 22 idi ve bu fark maçı Lakers’ a getirdi.Boston’da Eddie House, Rondo, ve Allen döküldü adeta.Lakers cephesinde ise istenen performansı gösteremeyen tek isim Fisher idi ve bu çok fark yapmadı.

Uzun serilerin sonu geldi mi gerisi büyük ihtimalle gelir.Çünkü büyük bir hayal kırıklığı yaşanır ve motivasyon yok olur.Geçen sezonda Houston tarihi bir seriden sonra 5-3 ile 8 maçlık bir maratonu bitirmişti.Tarihten daha çok örnek bulabiliriz.

# 1970-71 Milwakuee Bucks, 20 maçlık seri sonrası:

1) Milwakuee Bucks @ Chicago Bulls, 103-110
2) Milwakuee Bucks @ New York Knicks, 103-108
3) Milwakuee Bucks N Phoenix Suns, 113-125
4) Milwakuee Bucks @ Phoenix Suns, 119-111
5) Milwakuee Bucks @ Seattle Supersonics, 121-122
6) Milwakuee Bucks @ San Diego Rockets, 99-111

Örnekleri çoğaltabiliriz ama bu kadarı yeter.Boston ise bu serinin devamında 3 maçlık bir batı turnesi ve devamında 6 maç oynadı.9 maçta 3-6 ve bunun son 1 galibiyeti bugün Toronto dan alındı.Başarı gelince diğer takımların Boston’a karşı daha mücadeleci oyun sergilemesinden de kaynaklanan bu durum herkesi şüphelendirdi.

Geçen sezon da böyle bir Batı turnesinden yaralı ayrılan Boston diğer Batı turnesinde ise üst üste Spurs ve Mavericks’i yenerek herkesi kendine hayran bıraktı ve şampiyonluğu istediğini göstermişti.Çünkü eksiklerini görüp gidermişlerdi.Bu şoku da atlacak kuvvetleri ,yetenekleri var ama mücadele ve ruhları var mı bilinmez.Çünkü 3 yıldız da şampiyonluk yüzüğünü aldı ve doymuş olma ihtimalleri var.

İşte bu yüzden hala kanıtlayacakları şeyler var.Şu an herkese tokat gibi bir cevap vermenin tam zamanı.Biz bitmedik mesajı vermek isteyeceklerdir çünkü çok mücadeleci ve karakterli bir ekipler.Öyle kolay kolay göçecek bir ekip değiller ama basketbolda oyuncu doyarsa orda tıkanma yaşanır.
Biz umalım ki doymamış olsunlar çünkü böyle bir takım bir daha zor gelir.