Ozoz’s Blog


NBA All Star özel
Ocak 25, 2009, 2:05 pm
Kategori: Selden Alsancak : NBA | Etiketler: , ,

All Star Haftasonu:

Selden Alsancak

Evet, NBA’ in belki de en çok sevilen, her sene merakla beklenen organizasyonu için geri sayım başladı.NBA ile çok haşır neşir olanlar bilir ama bilmeyenler için de kısaca anlatalım.All-Star Weekend diye bilinen bu organizasyon her sene seçilen bir eyalette gerçekleşiyor.O hafta boyunca basketbol severlerden en çok oyu olan 10 oyuncu Doğu ve Batı takımının ilk 5’inde oynamaya hak kazanıyor.Eğlencenin yanında oyuncuların performansları bu yolla ödüllendiriliyor.Kuşkusuz oyuncular da bu olaya çok önem veriyorlar ve her basketçi All-Star’ da bulunmayı ister.Gurur verici bir olay ve 2 sene önce milli basketbolcumuz Mehmet Okur da All-Star olmuştu.

Sadece bununla bitmiyor bu müthiş haftasonu.Cumayı, Cumartesiye bağlayan gece Rookie-Sophomore maçı oluyor.Bu maçta Nba’ de ilk yılını geçiren en iyi çaylaklarla, 2. yılını geçiren oyuncular mücadele ediyor.Sonraki gece ise çeşitli yarışmalar mevcut.Bunlar; smaç yarışması, 3’lük yarışması, yetenek yarışması ve Haier Shooting Stars dediğimiz yarışma.

Smaç yarışmasında adından da anlaşılabileceği gibi smaçlar yapılıyor ve jürinin oylarıyla seçiliyor, ama geçen sene devreye giren internetten oylama olayı var.Son turda kazanan izleyenlerin internetten vereceği oylarla veriliyor.

Üçlük yarışmasında ligin en keskin şutörlerinin kapışmasını izliyoruz ve 2 tur sonunda kazanan ödülü kupasını kazanıyor.

Yetenek yarışması ise çeşitli bölümleri olan zevkli bir yarışma.Hız,pas yeteneği ve şutörlüğün birleştiği yarışma.Bu yarışmada da 4 kişi var ve etabı en kısa sürede bitiren 2 isim diğer turda aynı etabı yine en kısa sürede bitirmeye çalışıyor ve ödülü kazanıyor.Sponsor Playstation olduğu için ödülümüz de Playstation 3(oh ne güzel).

Haier Shooting Stars yarışmasında ise 4 takım yarışıyor.Takımların 3 oyuncusu var.Bu 3 yarışması takımın WNBA ‘ den bir oyuncusundan, NBA ‘deki bir oyuncusundan ve o takımın eski bir oyuncusundan oluşuyor.Ve çeşitli uzaklıklardan şutları sokmaya çalışıyorlar ve en sonunda ortasahadan şutu sokmaya çalışıyorlar.Bu yarışma da oldukça zevkli ve efsane oyuncuları görebileceğimiz ayrıca efsanelerin tombiklikleriyle dalga geçebileceğimiz bir yarışmaJ.

Ve Pazartesi gecesi asıl organizasyon başlıyor.İlk 5 te başlama hakkını elde edenler ve koçlar tarafından seçilen ekstra 7 oyuncuyla takımlar yerlerini alıyorlar.Genelde ilk 3 çeyreğin çok sertlik ve savunma olmadan geçtiği bir maç görüyoruz ama son çeyrekte işler ciddileşebiliyor ve kazanan takımın en etkili performansını gösteren oyuncu MVP ödülünü alıyor.

Evet kısaca bu bilgileri verdik.Önümüzdeki birkaç gün içinde de bu haftasonunu değerlendirdiğim bir yazı ile karşınızda olacağım.Esen kalın.
Not: ( All-Star Şubat’ın 13-14-15 inde,kaçırmayınız )



Haftalık NBA
Ocak 19, 2009, 3:43 pm
Kategori: Selden Alsancak : NBA | Etiketler: , , , , ,

NBA’de Bu Gece:

Selden Alsancak

Bu gece de Nba’ de oynanan 2 maçla tamamlanmış oldu.İlk maç Toronto Raptors ile Phoenix Suns arasındaydı.Bu maçla ilgili önemli bir not vardı.Raptors, Suns’ı 8 maçtır yenemiyordu.Bu da 4 yıl demekti ve bu seri 5. yılına taşınmış oldu, önemli bir seri.

Peki maçta neler oldu.Maç gerçekten çekişmeliydi.Suns ikinci çeyrekteki etkiliyici oyunuyla maçı kazanmayı bildi. Suns’ ta maçla ilgili 2 çok önemli istatistik vardı.Birincisi Amare Stoudemire’ ın 31 sayısıydı.Ayrıca bu 31 sayıyı %60 lık saha içi isabeti ile yaptı.İkinci önemli istatistik ise Nash’ in 18 asistiydi. Nash’ in nasıl bir asist yeteneği olduğunu tartışmaya gerek yok fakat bu sene oyunu geçen senelere göre çok geri gitti.İstatistikleri düştü ve bu maç onun bu sene elde ettiği 3. uçuk asist rakamıydı.Tabi uçuk derken 12 ve üstünü aldım çünkü onun gibi biri için 10 asist normal istatistiklerdir.Sadece 2 top kaybı yapması da topun değerini bildiğini gösteriyor.Amare ve Shaq çok etkilenmiş olmalı ki Amare “O biz birlikte oynadığımızdan beri bunları yapıyor” dedi.Shaq ise Nash ‘in performansını eleştirenlere inat “O bütün yıl böyle inanılmaz oynuyor” dedi.Maalesef öyle değil koca adam, Nash eskisi gibi değil ve artık zaman Chris Paul’ ün ve Deron Williams’ ın zamanı.

İkinci maç ise 7 maçlık Batı turnesinin son ayağında olan Heat ile Oklohama City arasındaydı.Oklohoma City 2008 in sonuna kadar berbat bir grafik çizmişti ve kendileriyle NCAA takımı diye dalga geçilmeye başlanmıştı.Fakat 2009 bu gençlere biraz yaramış olacak ki 2009 da ki 8 maçın 5 ini kazanmışlardı ve toplamda 8 galibiyete ulaşmışlardı.Sezon başında enerjilerini sahaya yansıtamadıkları için eleştirilmişlerdi çünkü NBA’in en genç takımı fakat Boston, Spurs gibi takımlar bile onlardan daha çok mücadele ediyorlardı.Bu eleştirileri biraz dağıtmaya başladılar ama bu onların ligdeki en kötü 3-4 takımdan biri olduğu gerçeğini değiştirmiyor.Ama gelecekleri iyi diyelim ve maça geçelim. Heat yorgundu 7 maçlık Batı turnesinin son ayağıydı .3-3 lük bir seri vardı ve güzel kapatmak istiyorlardı.Marion sakattı ve kadroda yoktu.Haslem ise sırt ağrılarına rağmen oynadı ve 15 ribaund aldı ayrıca 11 sayı attı.Wade de çok istekli başladı ve Desmand Mason ‘un agresif savunmasına rağmen el-üstü şutlarla ilk çeyrekte 18 sayıya ulaştı.Sonra ise oyunun akışına göre oyununa biçim verdi ve maçı 32 sayı 10 asist 3 blokla noktaladı.Benchten ise 17 de 9 luk 3 sayı isabeti ile büyük bir katkı geldi.Oklohoma da ise Durant’in 31, Jeff Green’in 22 sayısı yeterli olmadı.Oklohoma farkı ne zaman eritse ve seyirciyi coşturmaya başlasa wade sahneye çıktı ve attığı şutlarla kalabalığı susturmayı başardı.Maç sonunda Heat oyuncuları eve dönecek olmanın sevinci yaşadıklarını ve Boston maçına hazırlanacaklarını belirttiler.Böylece Doğu Konferansında 6.sırada bulunan Heat yerini sağlamlaştırdı ve 5.sıraya bir adım daha yaklaştı.Oklohoma’ nın gençleri içinse üzgünüm çünkü ligin dibine demir atmış durumdalar.

NBA izlemeye devam edin,esen kalın.



Haftalık NBA
Ocak 12, 2009, 4:48 pm
Kategori: Selden Alsancak : NBA | Etiketler:

Hala Kanıtlayacakları Şeyler Var :

Selden Alsancak

Evet sezonun neredeyse yarısına geldik. Pek çok önemli şey oldu haliyle.Bunları ilerleyen günlerde anlatacağız.Şimdi ise esas konumuza geçelim.

Boston şampiyonluğunu ilan ettikten sonra off-seaoson da hiçbir şey yapmadı.Üstüne üstlük takımı şampiyon yapmada büyük payı olan James Posey ve PJ Brown’ ı kaybettiler.Bu her takım için çok kötü olmayabilirdi fakat Boston gibi ana parçaları yaşlanmış ve yavaşlamış bir takım için hiç de iyi değildir.Belliydi ki yeni sezonda onlara daha çok iş düşecekti.

Evet sezona girdik ve Boston 8-1 lik dereceyle ligin zirvesine yerleşti.Tıpkı geçen sezonki gibi fırtına koparıyorlardı.Geçen sezon da böyle istikrarlı seriler yakaladılar ama benchleri daha genişti ve çeşitli rotasyonlar uygulayabiliyorlardı.Bu sezon ise lige çok asılmadan rölantiye alıp ligi idare edeceklerini ve enerjilerini play-off a saklayacaklarını düşündük.Hiç de öyle olmadı ve çok zorlu rakiplerinde alt edildiği 19 maçlık bir seri ve sonuç 29-2!!! İdi.

Doğal olarak şu meşhur rekor kırılır mı soruları geldi akıllara.Çünkü Boston tarihinin en iyi başlangıcını yapmıştı.Ama rekor olması çok zordu çünkü 72-10 dudak uçuklatan müthiş bir rakam ve bunu bu kadro derinliğiyle yapmak mümkün değil.

Ve en önemli sınav geldi çattı.19 maçlık serinin 20. halkasında sıra Lakers’ taydı.Maç Staples Center’ da olunca işlerin zor olacağını kestirmek zor olmamalıydı.Netice de Lakers da Celtics den sonraki en iyi dereceye sahip takımdı ve Kobe gibi öldürücü bir silahları vardı.Boston yorgun olmalıydı.Ana oyuncular Garnett-Pierce-Allen daha çok süre alıyordu.Ama iyi şeyler de oluyordu.Rondo oyununu geliştirmişti ve özgüveni artmıştı.Oyun kurucu için en önemli şeylerden biri özgüvendir.Bu sayede Boston iyi bir seri yakaladı ama karşılarında zorlu Lakers vardı.

Boston ilk çeyrek dirense de daha sonra direnci kırıldı.Rondo gelişme gösteren oyununu sergilemeyince seri son buldu.Benchten sadece 13 sayılık bir destek geldi.Bu sayı Lakers’ ta ise 22 idi ve bu fark maçı Lakers’ a getirdi.Boston’da Eddie House, Rondo, ve Allen döküldü adeta.Lakers cephesinde ise istenen performansı gösteremeyen tek isim Fisher idi ve bu çok fark yapmadı.

Uzun serilerin sonu geldi mi gerisi büyük ihtimalle gelir.Çünkü büyük bir hayal kırıklığı yaşanır ve motivasyon yok olur.Geçen sezonda Houston tarihi bir seriden sonra 5-3 ile 8 maçlık bir maratonu bitirmişti.Tarihten daha çok örnek bulabiliriz.

# 1970-71 Milwakuee Bucks, 20 maçlık seri sonrası:

1) Milwakuee Bucks @ Chicago Bulls, 103-110
2) Milwakuee Bucks @ New York Knicks, 103-108
3) Milwakuee Bucks N Phoenix Suns, 113-125
4) Milwakuee Bucks @ Phoenix Suns, 119-111
5) Milwakuee Bucks @ Seattle Supersonics, 121-122
6) Milwakuee Bucks @ San Diego Rockets, 99-111

Örnekleri çoğaltabiliriz ama bu kadarı yeter.Boston ise bu serinin devamında 3 maçlık bir batı turnesi ve devamında 6 maç oynadı.9 maçta 3-6 ve bunun son 1 galibiyeti bugün Toronto dan alındı.Başarı gelince diğer takımların Boston’a karşı daha mücadeleci oyun sergilemesinden de kaynaklanan bu durum herkesi şüphelendirdi.

Geçen sezon da böyle bir Batı turnesinden yaralı ayrılan Boston diğer Batı turnesinde ise üst üste Spurs ve Mavericks’i yenerek herkesi kendine hayran bıraktı ve şampiyonluğu istediğini göstermişti.Çünkü eksiklerini görüp gidermişlerdi.Bu şoku da atlacak kuvvetleri ,yetenekleri var ama mücadele ve ruhları var mı bilinmez.Çünkü 3 yıldız da şampiyonluk yüzüğünü aldı ve doymuş olma ihtimalleri var.

İşte bu yüzden hala kanıtlayacakları şeyler var.Şu an herkese tokat gibi bir cevap vermenin tam zamanı.Biz bitmedik mesajı vermek isteyeceklerdir çünkü çok mücadeleci ve karakterli bir ekipler.Öyle kolay kolay göçecek bir ekip değiller ama basketbolda oyuncu doyarsa orda tıkanma yaşanır.
Biz umalım ki doymamış olsunlar çünkü böyle bir takım bir daha zor gelir.



Haftalık NBA
Ocak 5, 2009, 2:47 pm
Kategori: Selden Alsancak : NBA, Sizden Gelenler | Etiketler: , , ,

MVP Wade Olsun,Miami de MIT:

Selden Alsancak

Herkese merhaba. Miami Heat ile ilgili ilk yazımla karşınızdayım, umarım beğenirsiniz.Girişimizi yapalım.

Geçen Sezonun Kısacık Değerlendirmesi:

Kısa çünkü değerlendirecek dişe dokunur bir şey yok. Berbat bir sezon , uzun yenilgi serileri, Shaq takası derken değişen bir şey olmadı.İşte böyle saçma,üstünde pek durulmaması gereken ve de durmayacağım bir sezon geçirdi Miami.Anlatılacak bir şey yok.Tam bir çaresizlik,şanssızlık eseri bir sezon.

Yeni Sezon Ve Umutlar:

Heat ve biz taraftarları, geçen sezonki felaket sezondan sonra Wade’ in gelişiyle doğal olarak umutluyduk,haklı olarak.Sonuçta Wade NBA ‘in en patlayıcı 3 oyuncusundan biri ve de süper bir skorer.Geçen sezon Wade sakat olunca doğal olarak böyle bir felaket oluştu.Takıma acayip adamlar geldi.Bilmediğimiz,ismini duymadığımız D-League oyuncularını izler olduk.Ve de ligin son sırasına demir attık.

Sonra ben dahil bir çok Miami taraftarında ilginç bir ruh hali oluştu.Bu takımın Wade’ siz bir şey yapamayacağını ve bu parçalarla bir yere gidilemeyeceğini biliyorduk.Bu yüzden, ligin son sırası şans eseri bir play-off yakalamaktan on kat daha iyiydi.Zaten ligin yarısından itibaren draftta ilk 2 den seçebilmek için bayağı uğraştık!Ve 2. sıradan draft hakkıyla Michael Beasley gibi çok iyi bir genci kadromuza kattık.Takas dedikoduları filan da çıktı ama hiçbir şey olmadı, iyi de oldu.

Sonra şüpheler…Kadro iyiydi geçen seneye göre-geçen senekine kadro denilebilirse- ama bu takımın bel kemiği Wade ‘di ve o olmadan yeni gelenlerin hiçbir önemi olmazdı.Wade son 2 sezonda 62 maç kaçırmıştı.İnsanlar onun tam olarak iyileşemeyeceğini, Eddie Jones gibi olacağını düşündüler. Oyun tarzı son derece sakatlığa açık bir oyuncu için zor ameliyatlar geçirdi ve herkes Wade’ in ne kadar iyi olduğu konusunda şüpheliydi.Ama öyle bir Olimpiyat geçirdi ki kimsede şüphe bırakmadı , yada ben öyle düşünüyorum.Adam daha ne yapsın, takımın en skoreri oldu .Bir MVP ödülü olsa kuşkusuz ona verilirdi.Şutlar soktu, süper smaçlar izlettirdi.Bir kez daha hayran kaldık ona.

Onunla ilgili bir şüphe de Avrupa takımlarına karşı iyi oynayamayacağı konusunda idi.Çünkü diğer turnuvalarda da Wade bayağı bir kaybolmuştu alan savunmasına karşı.Ama o öyle oynadı ki bocaladığı diğer turnuvaları unutturdu.Sezon için sinyaller gönderiyordu.Çok tehlikeli bir Wade izleyeceğimizi anlamıştık.

Ve pre-season…Geçen sene 0-6 çekilen pre-seasondan sonra –aman bir şey olmaz – denildi, sezon başladı ama görüldü ki pre-season bir işaret olma açısından önemliydi.Bu pre-seasonda da sadece iki maçı kazandık , ama artık basketbol oynamaya başlamıştık,mücadele ediyorduk.Her şeyden önemlisi Wade’e sahiptik.Diğerleri hücumda tıkansa bile bir şeyler yapacağından herkesin emin olduğu sağlıklı bir Wade.Onun için yine –aman bir şey olmaz- lafları söylendi , ben de söyledim.Ve de sonucun kötü olduğu söylenemez.Sezon bizim gibi yeni bir takım için iyi gidiyor denilebilir.Peki kadromuz yeterli mi?Hemen göz atalım ve değerlendirmeye başlayalım.

Kadro Şekilleri Ve Derinliği

PG
Marcus Banks
Mario Chalmers
Chris Quinn
Shaun Livingston

SG
D-Wade
Dorell Wright
Daequan Cook

SF
James Jones
Yakhouba Diawara

PF
Udonis Haslem
Michael Beasley
Shawn Marion

C
Mark Blount
Jamal Magloire
Joel Anthony

İlk 5 ise şöyle;Chalmers-Wade-Beasley-Marion-Haslem
2. tercih ise şöyle; Chalmers-Wade-Marion-Haslem-Joel

Eksiklikler Ve Yapılması Gerekenler

Eksik çok çünkü yeni bir takım sayılırız.Wade’ in etrafına yepyeni bir takım kuruyoruz ve önümüzde iddialı olabilmek için en az 2 yıl var.Takaslarla doğru hamleler yapabilirse Pat Riley tabi ki bu süre kısalacaktır.

En önemli eksiğimiz pivot mevkiinde.Joel Anthony çok iyi niyetli bir oyuncu ama potansiyeli kısıtlı.Onun yerine onun kadar savaşçı ve ondan daha iyi içeriden oynayan ,sadece smaçla bitirmeyen bir pivot lazım, böylece Joel benche kayar çok daha yararlı olacaktır.

Diğer bir eksiğimiz ise oyun kurucu mevkiinde.Chalmers bu sene bizi idare edecek gibi duruyor ama daha iyi bir takım olmak istiyorsak ondan daha iyi bir oyun kurucu bulmamız şart.Denver’ a bakarsanız oyun kurucunun , bir takımın oyununu nasıl etkileyebileceğini görürsünüz.Miami ‘ ye bu yüzden Chalmers’ tan daha delici ,drive edebilip bitirebilen, onun kadar şutör(fazla şutör olmasına gerek yok -olsa hayır demeyiz-)ve kontrolü elinde tutabilecek bir guard lazım.Yani Mo Williams gibi bir tarzı olan bir guarda ihtiyacımız var.Çünkü Chalmers maç içinde heyecanlanıp kontrolü kaybedebiliyor ve basit top kayıplarıyla takımın ritmini bozuyor.Ama o da Joel gibi iyi bir bench olabilir.İhtiyacımız olan oyun kurucu Wade ‘ e hücumda yardım ederken Chalmers’ta benchten gelip savunmasına konsantre olur, top çalar ve daha iyi etki yapabilir takım için.

Şimdiki maddemiz ise eksik mi fazla mı bilemeyeceğim.Takımda çok sayıda power forvet mevkiinde oynayabilecek oyuncu var ki bunların 3ü çok yetenekli oyuncular.Bunlardan birini takasta kullanmamız gerek.Çünkü genelde 3ü(Haslem,Marion,Beasley) beraber oynuyorlar.Böyle olunca da takım kısa kalıyor ve boyalı alan yol geçen hanına dönüyor.Onlardan birini –ki bu Marion olmalı- takasta kullanıp kalbur üstü bir pivot veya guard alırsak takım kesinlikle daha iyi olur.

Bir başka eksikte takımdaki skorer eksikliği.Takımda Wade dışında skorer oyuncu yok ve de bu Wade ‘i yorup, yıpratıyor.Kolay maç kazanmamız zorlaşıyor.Wade o gece kötü ise zaten yeniliyoruz. Bu sebeple daha güçlü takımlarla oynadığımızda Wade iyi oynasa bile ona destek gelmediği için yenilme ihtimaliz çok yüksek ancak Wade çok acayip şeyler yaparsa kazanabiliriz.

Wade’ den başka skorer oyuncu olmayınca oyun planı diye bir şey de kalmıyor.Çünkü diğer oyunculara güvenip de set çizilemiyor. Wade’ e top veriliyor ve bir şeyler yapması bekleniyor.Wade’ in içeri dalmasıyla ya da ikili,üçlü sıkıştırma geldiğinde boş arkadaşını bulmasıyla sayı üretmeye çalışıyoruz.Yani takımımızda hücum zenginliği yok.Tek yönlü bir takımız,Wade ‘ e bağlıyız.Bu da rakip takımın işini kolaylaştırıyor.Zaten iyi ve dirençli takımlara karşı maçlar kaybediliyor genelde.

Şu ana kadar ligin iyi takımlarından sadece Portland, Spurs, Rockets, Suns, Utah ve Lakers’ la oynadık.Portland ile oynanan maçın 2 sini kaybettik ki bunlardan birisi 38 sayı farkla kaybedildi.Spurs ile en güçsüz döneminde karşılaştık ve kazandık.Rockets’ e karşı da direnç gösteremedik.Utah’ ı ise Utah’ ın isteksiz ve kötü savunması sayesinde zar zor yenebildik.Suns’ı da Wade ‘in 43 sayılık mükemmel oyunu ile yendik.Son olarak Lakers’ ı Wade’ in etkili oyunu ile son saniyelerde aldık.O maç herkesten iyi katkı aldığımız söylenebilir.Wade de geçen maçlardaki gibi Kobe’ ye karşı çok iyi oynadı ve maçı aldı diyebiliriz.Şu ana kadar kolay bir fikstürümüz vardı.Daha iyisini yapabilirdik ama olmadı.Özellikle Lakers maçından önceki 3 maçı kaybetmemiz, hem de kolay rakiplere karşı, iyi olmadı.Şu an 13-12 (.520) ile Doğuda 6. sıradayız.Kolay geçmesi beklenen 3 maçı kazanabilseydik 16-9 luk bir dereceye sahip olacaktık.

Ocak ayına kadar 5 maçımız daha var.Deplesmanda New Jersey ve Cleveland ile, Warriors, Bulls ve Cleveland ile oynayacağız.Açıkçası bunlardan sadece Warriors maçı kolay lokma gibi.Bulls ve Nets maçlarını da kazanabiliriz.Diğer maçlar ise “Wade vs. LeBron” olarak nitelendiriliyor ve onların performansına bağlı maçlar.Cleveland maçlarından en az birini kazanacağımızı düşünüyorum.Yine de net bir şey söylemek zor.Yani bu ayın sonunda derecemizin 18-15 olacağını düşünüyor ve umuyorum.

Play-off konusunda ise işler şu an istediğimiz gibi.Geçen seneki hayal kırıklığından sonra bu sene play-off’ a kapağı atacağız gibi.Bu sene kendini en çok geliştiren takım olduğumuz aşikar.Sezon sonunda da büyük ihtimal sonuç bunu gösteriyor olacak.Şimdiden geçen sezonu geçtik zaten.Bu büyük bir gelişme ve bunun sebebi D-Wade ve bazı parçaların geçen seneye göre daha iyi olması.Sakatlıklar da peşimizi bırakmış gibi gözüküyor çok şükür.Sezon sonunda resmi olarak verilmeyen bir ödül alacağız .MIT(En çok gelişme kaydeden takım) ödülünün verilmesini talep ediyorum Stern’ den.Ama geçen sezonki dereceyi geliştirememek de ayrı bir beceri olurdu, bir de bu açıdan bakmam lazım.Bu zaten işin şakası ama önemli bir adım Miami için.

M-V-P SESLERİ!!!
Peki Wade MVP olabilir mi?İstatistiklere bakarsak Wade şu an kesinlikle en iyi performans veren oyuncu.İstatistik olarak arkasında LeBron ve Kobe var.

Kobe istatistik olarak en kötü sezonunu yaşıyor, şut yüzdesi kötü , ama en rahat olduğu sezon.Artık daha fazla dinleniyor.O benchte dinlense bile Lakers’lıların ve Kobe’nin içi rahat,çünkü çok yetenekli ve geniş bir benchi var Lakers’ın.Bunun sonucunda Lakers 20-3(.870) ile ligde 2.

Lebron ise geçmişe göre ilginç bir sezon geçiriyor.Takımı çok iyi gidiyor ve dereceleri 20-4(.833).Son çeyreklerde genelde oturuyor.40 dakika oynadığı maç sayısı bile çok az.Genelde maçları ilk yarı da kopabiliyor.Onun için istatistikleri düştü ama çok yanıltıcı.Eğer daha fazla oynarsa istatistiklerini geçen seneye göre bile yükseltebilir.

Tabi unutmamalıyız ki MVP oylamasında genelde oylar sene sonunda çok iyi bir galibiyet yüzdesi olan takımın sürükleyici,yıldız oyuncusuna çıkıyor.Bu bakımdan Kobe ve LeBron çok avantajlı.

Wade’ e gelirsek…Wade’in istatistik olarak en iyi olduğunu söylemiştik.Fakat ödülü alamaz.Çünkü takımın derecesi Lakers ve Cleveland kadar iyi değil.Bu da onun dezavantajı.Eğer alırsa da Kobe’ nin geçmiş senelerdeki mükemmel sezonlarına haksızlık olur.Ben öyle düşünüyorum.Yani Wade’ in önündeki tek engel maalesef kendi takımımız.Tabi önemli olan takımın iyi gitmesi,derecesini yükseltmesi.Bu yüzden Wade MVP olmasa da olur ama takım play-off yapamazsa bu sorun olur.

Bu uzun yazının sonuna geldik.Okuyan , okumayan herkese teşekkürler.Keyifli bir Nba sezonu dilerim.Uykusuz geceler bizleri bekler, basketbol severler.